Kullanıcı Adı
Şifre:
 
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Konu İsmi : Zarf - edat - bağlaç - ünlem
Bilgi: Konu İle İLgili Yorumlarınızı Belirtebilir, İlave Ek Katkı Sağlayabilirsiniz, İstediğiniz Gibi Faydalanabilirsiniz

Googlede Arat : Zarf - edat - bağlaç - ünlem
Ekol Hoca|İngilizce Forumu|Öss,Sbs,Kpss,Lys,Lgs Puan Hesaplama| Tüm Dillerde Paragraf Çeviri

 
Gönderen Konu: Zarf - edat - bağlaç - ünlem  (Okunma Sayısı 1876 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kasım 29, 2009, 10:12:37 ÖÖ
Rüya

Alışkın Öğrenci

**


Üye No : 8

Nerden :

Konu  : 24

Mesaj : 81

Aldığı Teşekkür 3
« : Kasım 29, 2009, 10:12:37 ÖÖ »




Zarf - edat - bağlaç - ünlem

Zarf - edat - bağlaç - ünlem

Zarf (belirteç)

Edat (ilgeç)

Bağlaç

Ünlem

Test no: 18 konu: zarf, edat, bağlaç, ünlem

Test no: 19 konu: zarf, edat, bağlaç, ünlem (2)

 
ZARF - EDAT - BAĞLAÇ - ÜNLEM

 
ZARF (BELİRTEÇ)

Zarflar isim soylu kelimelerdir. Fiil ve fiilimsilerden, sıfatlardan ya da bir başka zarftan önce gelip bu sözcüklerin anlamını zaman, yer-yön, durum ve azlık-çokluk bakımlarından belirten sözcüklere zarf denir. Daha çok fiilleri belirttikleri için onlara eylem sıfatı da diyebiliriz. Niteleme sıfatlarının çoğu zarf olarak da kullanılabilir. Yalnız, sıfatlar isimleri nitelerler ve sıfat tamlaması oluştururlar.

Örnek:  1- "Çok kitap" derken "çok" sıfat görevindedir.

    "Çok okuyor." derken ise zarf oluşturmuştur.

2- "Güzel ev" derken "güzel" kelimesi sıfattır.

    "Güzel konuşuyor." derken ise zarf oluşturmuştur.

Zarflar anlamları ve görevleri bakımından beş gruba ayrılır:

- Zaman Zarfları

- Durum Zarfları

- Yer-yön Zarfları

- Azlık-çokluk Zarfları

- Soru Zarfları

Zaman Zarfları:

Bunlar eylemin zamanını belirtirler. Yükleme "ne zaman" sorusunu sorarak zaman zarfını bulabiliriz.

Örnek:  Yarın gelirim.                Önce öfkelendi.

Sabah yola çıktık.         Sonradan kalktı.

Kışın gideriz.                 Aylarca aramadı.

Şimdilik kalsın.             Daha gitme.

Geç varacağız.              Gündüz çalışırız.



Durum Zarfları:

Eylemin nasıl yapıldığını ya da yapılacağını bildirirler. Yükleme "nasıl" sorusunu sorarak zaman zarfını bulabiliriz.

Örnek:  Şarkıyı güzel söyledi.                Yavaşça söyle.

Konuyu iyi anladım.                   Ağlayarak anlattı.

Kapı kapı gezdik.                      Uzun uzun sarıldık.

Tertemiz giyinir.                        Benimle doğru konuş.

Yer-yön Zarfları:

Genellikle eylemin yönünü belli ederler.

Örnek:  Aşağı inelim.                            Geri dönelim.

İçeri girdim.                              Yukarı çıkalım.

İleri yürü.                                  Dışarı çıktı.

Azlık-çokluk Zarfları:

Eylemin, sıfatın ya da başka bir zarfın ölçüsünü bildirirler.

Örnek:  En iyi arkadaşım sensin            Daha çok çalışmalıyız.

Biraz çalıştım.                          Gece çok az uyudum.

Çok yoruldum.                          Fazla üzülmedim.

Soru Zarfları:

Eylemleri soru yoluyla belirtirler.

Örnek:  Nasıl gelip, nasıl gittiniz?           Ne kızıyorsun?

    fiilimsi

Niçin konuşmuyorsun?              Hani gelecektiniz?

Zarflar yapılarına göre üç gruba ayrılırlar:

- Basit Zarflar: Yapım eki almamış zarflardır.

Ör: geç, güzel, yarın, en, çok, dün.

- Türemiş Zarflar: Yapım eki almışlardır.

Ör: sabah-leyin, günler-ce, kış-ın, er-ken, an-sızın

- Bileşik Zarflar: En az iki sözcükten oluşan kaynaşmış ya da

öbekleşmiş zarflardır.

Ör: biraz, birçok, bugün. (kaynaşmış)
er geç, şöyle böyle, daha çok, uzun uzadıya, sabaha doğru. (öbekleşmiş)



Tamamlayıcı Bilgiler:

Zarflar çekim eki almazlar.

Örnek:  Eskiden çalışırdı.

Çoktan yoruldum.          Buradaki -den ekleri yapım ekleridir.

Sonradan gördüm.

Bir zarfı cümlede çekim eki almış olarak görürsek onu isim sayabiliriz.

Örnek:  İçeri-y-e girelim.

Topum yukarı-da kaldı.       Yer zarfları değil, yer isimleridir.

Aşağı-y-ı temizledim.
EDAT (İLGEÇ)

Fiiller ve isimler dilin temel sözcükleridir ve açık seçik birer anlamları vardır. İsimler dışındaki zamir, sıfat ve zarflar da isim soylu kelimelerdir ve anlamları vardır. Edatların ise tek başlarına bir anlamları yoktur. Söz içinde anlam kazanırlar. İle, -le, kadar, gibi, için, dek, göre. gibi kelimelerdir. Cümle içinde sözcükler arasında ilişki kurarlar. Cümleden çıkarıldıklarında cümlenin anlamı bozulur.

Örnek:  Gitmediğin için üzülmüş.           ("İçin" edatı "neden"

ilişkisi kurmuştur.)

Çocuklar gibi şendik.                 ("Gibi" edatı benzerlik

ilişkisi kurmuştur.)

Antalya'ya uçakla gittik.             ("İle" edatı araç ilişkisi

                                               kurmuştur.)

Senin kadar akıllıydı.                 ("Kadar" edatı eşitlik ilişkisi

kurmuştur.)

Sabaha dek çalıştı.                    ("Dek" edatı süre ilişkisi kurmuştur.)

Yukarıdaki bütün örneklerde edat çıkarıldığında anlamın bozulduğuna dikkat ediniz.

Soru eki olan "mi" de ek durumunda bir edattır.

Örnek: Geldin mi?, Bu benim mi?
BAĞLAÇ

Bağlaçlar da çünkü, ama, ve, ile, ki, sanki, de. gibi kelimelerdir. Tek başlarına anlamları yoktur. Edatlara benzerler. Yalnız, bağlaçlar ilişki kurmaz. Eş görevli sözcükler ile anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlarlar.

Örnek:  Bugün iyi çalıştım çünkü yarın sınav var.
(İki cümleyi bağlıyor)

Geldim ama seni bulamadım. (İki cümleyi bağlıyor.)

Kırları, ağaçları ve kuşları çok severim.
 (Eş görevli sözcükleri bağlıyor.)

Şima ile Mısra sinemaya gitti.
(Eş görevli sözcükleri bağlıyor.)

Öyle yoruldum ki anlatamam. (İki cümleyi bağlıyor.)

Seni çok sevdim sanki uzun süredir seni tanıyorum.

(İki cümleyi bağlıyor.)

Şimdi gitsek de görüşemeyiz. (İki cümleyi bağlıyor.)

Bana kitap da lâzım, sözlük de lâzım.
(İki cümleyi bağlıyor.)

"mi" eki soru anlamı taşımıyorsa cümle bağlıyorsa bağlaçtır.

Örnek:  Yaz geldi mi tatile çıkarız. (Bağlaç)

Onu gördüm mü neşem gelir. (Bağlaç)

İçeriye girmiş mi? (Burada "mi" soru eki, edattır.)

Önemli Notlar:

   1. "İle" sözcüğü bazı durumlarda edat, bazen bağlaçtır. Bunu cümledeki kullanımına göre ayırt edebiliriz. Bağlaç olan "ile"yi cümleden çıkartırsak anlam bozulmaz. Edat olan "ile"yi cümleden çıkartırsak anlam bozulur. Başka bir yöntem ise "ile" yerine "ve" getirmektir. Eğer "ve" getirdiğimizde anlam bozulmuyorsa "ile" bağlaçtır. Aksi halde edattır.

Örnek:  Annem ile kardeşim çarşıya çıktı.
(Bağlaçtır. Çıkartırsak, veya yerine "ve" getirirsek anlam bozulmaz.)

Çarşıda annemle karşılaştım.
(Edattır. Çıkartınca anlam bozulur.)

Tren ile Ankara'ya gittik.
(Edattır. Çıkartınca anlam bozulur.)

   2. "De" bağlacı bir sözcüktür. Ayrı yazılır. Sertleşmeye uğramaz. Bunu ismin -de hali ile karıştırmayalım.

Örnek:  Kitapta okudum. (İsmin -de halidir. Sertleşmeye - ünsüz benzeşmesine - uğramıştır.)

Çarşıdan kitap da aldım. (Bağlaçtır. Bağlacı cümleden

çıkartırsak anlam pek bozulmaz.)

İsmin -de halini cümleden çıkartırsak anlam tamamen bozulur. Yukarıdaki son örnekte bu durumu inceleyiniz.

Bir de sıfat türeten, yapım eki görevinde olan, -de eki vardır. Bu ek bitişik yazılır.

Örnek: Tavada balık, yağda köfte.

   3. -ki bağlacı da bir sözcüktür. Ayrı yazılır. Genelde iki cümleyi birbirine bağlar. Bunu sıfat türeten -ki yapım eki ve ilgi zamiri olan -ki ile karıştırmayalım. Bunlar bitişik yazılır.

Örnek:  Öyle çok yazı yazdım ki kolum ağrıdı. (Bağlaç)

Sokaktaki lâmba bozuldu. (Sıfat türeten -ki yapım eki)

      sıfat tam.

Benim kalemim kırıldı, seninkini alabilir miyim? (İlgi

zamiridir. Kalem sözcüğünün yerine geçmiş.)

Ayrıca, ki bağlacı bazı sözcüklerin yapısına girip kaynaşmıştır: halbuki, mademki, oysaki.
ÜNLEM

Ünlemler, bir duyguyu kısa ve canlı olarak dile getiren sözcüklerdir. Bu nedenle cümle değerinde sözcüklerdir. İki grupta ele alabiliriz:

1)       Sevinç, üzüntü, acıma, kızgınlık, korku, beğenme, özlem gibi duyguları dile getirirler: Eyvah!, Hey!, Vah vah!, Of!, Öfff!, Vay!, Oooo!, Yaa!, Bravo!, Yazık!, İmdaat!.

2)       Yansıma ünlemleri: Çat çat!, Güm güm!, Paldır küldür!, Gürrr!, Miyaav!, Hav hav!, Meee!, Kukurikuuu!.

Bu saydığımız asıl ünlemler dışında coşkulu söylenmiş eylemler, komutlar, hitaplar cümle içinde vurgulu söyleyişe göre ünlem olarak kullanılabilirler.

Örnek:  Ey Türk gençliği!.        Asla!.

Çabuk ol!                     Ateş!

Hadi koş!                     Eh, fena olmamış!

Giriniiiz!                        Ay, ne güzel!

Burası cennet!
Kayıtlı
Etiket: Zarf  edat  bağlaç  ünlem 
Kasım 29, 2009, 10:12:59 ÖÖ
Rüya

Alışkın Öğrenci

**


Üye No : 8

Nerden :

Konu  : 24

Mesaj : 81

Aldığı Teşekkür 3
« Yanıtla #1 : Kasım 29, 2009, 10:12:59 ÖÖ »




TEST NO: 18
KONU: ZARF, EDAT, BAĞLAÇ, ÜNLEM

 


 

1.       Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç olan ''de'' yanlış yazılmıştır?

a) Bence annen de haksızdı, sen de haksızdın.
b) Bıçak ta, kaşık ta ikisi de kaybolmuş.
c) Sen de, ben de ne dediğimizi bilmiyoruz.
d) Sinop'ta kıstak da var.

2.       Aşağıdaki ''mi''lerden hangisi diğerlerinden farklıdır?

a) Bu defteri yazdın mı                                           
b) Çok mu sıkıldın bugün
c) Doğru mu duyduğum söylentiler                         
d) Yaz geldi mi tatile çıkarız

3.       ''Öyle düşünüyorum ki, bu olaylar böyle gelişmeyecek.''

Yukarıdaki cümlede yer alan zarflar hangi seçenekte tam olarak verilmiştir?

      a) öyle, böyle                             b) öyle, ki
c) Bu, böyle                               d) öyle, ki, böyle

4.       Aşağıdaki cümlelerden hangisinde ''Kardeşim bugün odasını dağınık bırakmış.'' cümlesindeki zarf çeşitleri vardır?

a) Akşamleyin yemeği özenerek hazırladım.
b) Babam, şimdi eve geliyor.
c) Dişlerimi, her yemekten sonra fırçalarım.
d) Bugün size ne anlatacağım?

5.       Aşağıdaki cümlelerden hangisine soru anlamını bir zarf vermektedir?

a) Kitapları kime vereceksin?     
b) Bu kalemlerin hangisini kırdın?
c) Salona neyi taşıyalım?           
d) Sorumu niçin cevaplamadın?

6.       ''İle'' sözcüğü hangi cümlede bağlaç görevindedir?

a) Çatal ile et kesilmez.                                                     
b) Acele ile işe başlanmaz.
c) Kardeşim ile annem çarşıya çıkmışlar.               
d) Yolu ile yaptığın iş yormaz.

7.       Aşağıdaki cümlelerden hangisinin sonuna ünlem işareti (!) konulmalıydı?

      a) Güneş açtı                             b) Bunu da götürelim         
c) Pencere açılmıyor                   d) Buraya gelsene sen

8.       Hangi cümlede zarf yoktur?

      a) Uzun uzun konuştuk.              b) Güzel güzel anlatmış.
c) Güzel tatildi.                          d) Çok yoruldum, artık oturalım.

9.       ''Sessizce dışarı çıktık.'' tümcesinin ilk iki sözcüğü ne çeşit zarflar­dır?

      a) Durum ve yer zarfları               b) Yer ve soru zarfları
c) Hal ve azlık-çokluk zarfları       d) Yer ve miktar zarfları

10.   ''Zor'' sözcüğü hangi cümlede zarf olarak kullanılmıştır?

      a) Zoru başardım.                       b) Zor işler peşindesin.
c) Sınavı zor kazanırsın.              d) Çok zor soruydu.

11.   ''Şimdi daha çok istiyorum onu.'' cümlesinde aşağıdaki sözcük çeşitlerin­den hangisi yoktur?

       a) Zamir            b) Edat             c) Zarf               d) Çekimli fiil

12.   Aşağıdaki tümcelerden hangisinde bağlaç yoktur?

a) Ya sen getir, ya da başkasıyla gönder.           
b) Koştun ama yetişmeyi başaramadın.
c) Çarşı ile pazarı dolaşmaktan yoruldum.           
d) Baltası ile ormana daldı.

13.   ''Aferin!'' ünlemi, hangi seçenekte sitem belirtmektedir?

a) Aferin! Hemen gidip aldın.                               
b) Aferin! Sonunda gelebildin.
c) Aferin! Çok iyi çalışmışsın.                             
d) Aferin! En çabuk sen bitirdin.

14.   ''Ah!'' ünlemi hangi seçenekte bir özlemi dile getirmektedir?

a) Ah, bir tatil gelse!
b) Ah, ne yazık oldu!
c) Ah kafam!
d) Ah yavrum, sözümü neden dinlemedin sanki!

15.   Aşağıdaki cümlelerden hangisindeki ''ki'' bağlaç olmasına rağmen bitişik yazılmıştır?

a) Bir an sandımki dünya başıma yıkıldı.
b) Onu değil yanındakini alayım.
c) Orada oturmuyorum, karşıdaki sokakta oturuyorum.
d) Kitabı Ayşe'ninki sanmıştım.
 
TEST NO: 19
KONU: ZARF, EDAT, BAĞLAÇ, ÜNLEM (2)

1.       Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bir sıfata üstünlük derecesi kazandıran bir zarf bulunmaktadır?

a) Oraya kadar boşuna gitmişsiniz.
b) Bundan daha kötü bir yemek düşünemiyorum.
c) Onları üzmekten pek çekinirim.
d) Eski kitapları getirmem onu da çok sevindirdi.

2.       ''Biraz'' kelimesi aşağıdaki cümlelerden hangisinde zarf değildir?

a) Arada biraz dinlenebildik.                               
b) O musluk tamirinden biraz anlar.
c) Sana biraz para verebilirim.     
d) Sanırım biraz gecikecekler.

3.       Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç olan ''de'' yanlış yazılmıştır?

a) Sadece ceket almadı, gömlekte aldı.
b) Mobilyacıdan dolap da istenmişti.
c) Ben de cevabı bilmiyorum.
d) Aynı zamanda uçar da.

4.       Aşağıdaki ''mi''lerden hangisi diğerlerinden farklıdır?

      a) O dersini bitirdi mi gideriz.       b) Çok mu çalıştın bugün
c) Bildi mi sorulan soruları           d) O bize yarın mı gelecek

5.       ''Öyle sanıyorum ki, bu sınav kolay gelecek.''

Yukarıdaki cümlede yer alan zarflar hangi seçenekte tam olarak ve­rilmiştir?

      a) öyle, kolay                             b) öyle, ki
c) Bu, kolay                               d) öyle, ki, kolay

6.       Aşağıdaki cümlelerden hangisinde ''Annem bugün ona birdenbire si­nirlenmiş.'' cümlesindeki zarf çeşitleri vardır?

a) Yarın size ne söyleyecek?
b) Babam, şimdi kitabını okuyor.
c) Dişlerimi, her yemekten sonra fırçalarım.
d) Sabahleyin haberleri sevinerek okudu.

7.       Aşağıdaki cümlelerden hangisine soru anlamını bir zarf vermektedir?

      a) Kitapları niçin getirdin?            b) Bu kalemlerin hangisini istersin?
c) Salona neyi taşıyalım?            d) Doğruyu kime söyledin?

8.       ''İle'' sözcüğü hangi cümlede bağlaç görevindedir?

      a) Çanak ile süt içilmez.             b) Araba ile dağa gidemeyiz.
c) Yolu ile yaptığın iş yormaz.     d) Burak ile Tolga oraya gitmezler.

9.       Aşağıdaki cümlelerden hangisinin sonuna ünlem işareti (!) konulma­lıydı?

      a) Ağaçlar çiçek açtı                   b) Onu da alalım
c) Pencere kapanmıyor               d) Buraya baksana sen

10.   ''Havalar, yazın bile şimdiki kadar sıcak olmadı.'' cümlesinde altı çi­zili sözcüklerin çeşidi sırasıyla nedir?

      a) zarf-edat-edat                         b) zarf-zarf-edat
c) edat-edat-zarf                         d) edat-zarf-edat

11.   Hangi cümlede farklı bir zarf çeşidi kullanılmıştır?

      a) Hızlı hızlı yürüdüler.                b) Güzel oynadık.
c) Dışarı çıktılar.                         d) Uzun konuştular.

12.   ''Aniden içeri girdiler.'' tümcesinde ne çeşit zarflar kullanılmıştır?

      a) Durum ve yer zarfları               b) Yer ve soru zarfları
c) Hal ve azlık-çokluk zarfları       d) Yer ve miktar zarfları

13.   ''Rahat'' sözcüğü hangi cümlede zarf olarak kullanılmıştır?

a) Rahatı herkes sever.             
b) Rahat iş arıyorsun.
c) Çok rahat koltuktu.               
d) Böyle çalışırsan sınavı rahat kazanırsın.

14.   Aşağıdaki tümcelerden hangisinde bağlaç yoktur?

a) Ya bana getir, ya da sende kalsın.
b) Konuştum ama ikna edemedim.
c) Elimde çanta ile sokaklarda dolaşmaktan yoruldum.
d) Bıçak ile çatal kullanmayı öğrenemedi.

15.   Aşağıdaki cümlelerden hangisindeki ''ki'' bağlaç olmasına rağmen bitişik yazılmıştır?

a) Belki biz de gelebiliriz.
b) Sınıfta görmedim, dışarıdaki merdivende gördüm.
c) Defteri Buket'inkiyle karıştırdım.
d) Öyle bir soru sorduki şaşırdım.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Kayıtlı
Etiket: Zarf  edat  bağlaç  ünlem 
Kasım 29, 2009, 10:13:21 ÖÖ
Rüya

Alışkın Öğrenci

**


Üye No : 8

Nerden :

Konu  : 24

Mesaj : 81

Aldığı Teşekkür 3
« Yanıtla #2 : Kasım 29, 2009, 10:13:21 ÖÖ »




Edatlar (İlgeçler) : Farklı tür ve görevdeki sözcükler ve kavramlar arasında anlam ilgisi kurmaya yarayan sözcüklere edat denir. Edatların tek başlarına anlamları olmadığı gibi, tek başlarına görevleri de yoktur. Ancak diğer sözcüklerle birlikte cümle içinde görev kazanırlar.

Dilimizde kullanılan başlıca edatlar şunlardır : Gibi, kadar, sanki, için, ile, -den dolayı, -den ötürü, -den beri, -mek üzere, -e karşın, -e doğru, -e değin, denli, bile, -den öte, -den sonra, -den önce.

Başlıca Edatlar ve Farklı Kullanımları :

İle : Ek biçiminde de yazılabilen bu edatla oluşturulan edat öbeklerinin başlıca kullanımları şunlardır :

¨ İşin, eylemin, hangi araçla (vasıtayla) yapılacağını, yapıldığını bildirebilir. Örnek :

İstanbul’ uçakla gideceğim.

Edat tümleci

¨ İşin, eylemin kimle yapıldığını, yapılacağını bildirebilir. Örnek :

Bu oyuncağı küçük kardeşimle yaptım.

Edat tümleci

¨ İşin, eylemin nasıl yapıldığını, yapılacağını bildirerek durum zarfı olabilir. Örnek :

Çocuk, büyük bir sevinçle yanıma geldi.

Durum Zarfı

¨ İşin, eylemin nedenini bildirerek edat tümleci olabilir. Örnek :

Arabanın devrilmesiyle yol trafiğe kapandı.

Edat tümleci

¨ İki cümle arasında bağlaç görevi üstlenebilir. Örnek :

Çok yorgundum; bu nedenle senin işini takip edemedim.

Bağlaç

Gibi : Bu edatla kurulan edat öbekleri şu görev ve anlamlarla karşımıza çıkarlar :

¨ Benzetme ilgisiyle durum zarfı, sıfat, sıfatın zarfı, zarfın zarfı ya da ek-eylem alarak bir ad cümlesinin yüklemi olabilirler. Örnek : Bu şato gibi ev kimin? (sıfat)

Çocuklar gibi sevindi kadıncağız. (durum zarfı)

Nermin gibi güzel bir kızım var benim de. (sıfatın zarfı)

Küçük kızım dün hasta gibiydi. (yüklem)

¨ Bazı durumlarda ölçü (nicelik) yönüyle karşılaştırma yapar. Örnek :

Senin gibi bencil birini görmedim.

Ayşe, Ali gibi çalışkandır.

¨ Cümleye, olabilirlik, kuşku anlamı da katar. Örnek :

Bugünlerde görüşmüyoruz, işleri bozuldu gibi.

Ayşe bugün ağlamış gibi.

¨ Bazı kullanımlarda cümleye tam değil de tam olmaya yakın, yaklaşık olma anlamı katar. Örnek : Yemek pişti gibi.

Kış geldi gibi.

Kadar : Bazı kullanımlarda kadar edatı sözcükler ve kavramlar arasında benzetme ilgisi kurar. Örnek : Senin bugün cennet kadar vatanın var.

İnsan kadar acımasız varlık yoktur.

Cümleye civarında, dolayında anlamı katar. Örnek : Onu bir saat kadar bekledim.

İki kilo kadar aldım

Bazı cümlelerde, dek değin ilgeçlerinin anlamını karşılar, bitiş ilgisi kurar. Örnek :

Sabaha kadar yağmur yağdı.

İstanbul’a kadar otobüsle gittim.

Bu ilgeç bazı cümlelere ölçüsünde, derecesinde anlamı katar. Örnek :

Gücümün yettiği kadar çalışacağım.

Karşı : Bir ada yönelik kullanılırsa sıfat olur. Örnek : Karşı görüş, Karşı taraf

¨ Ad olarak kullanılır. Örnek : Buradan karşı güzel görünüyor.

Bir sandal kiralayıp karşıya geçti.

¨ Ad olarak kullanıldıklarında, belirtili ad tamlamalarında tamlayan ya da tamlanan olur. Örnek : Okulun karşısında boş bir arsa var.

Tamlanan

Karşının döneri daha güzel.

Tamlayan

¨ “-e karşı” biçimindeki kullanımları edattır. Edat tümleci kurar. Örnek :

Küçüklerin büyüklerine karşı saygılı olması gerekir.

Bu söze karşı ne denir?

¨ “-e karşı” edatı, zaman anlamlı sözcüklere geldiğinde zarf tümleci kurar. Örnek :

Sabaha karşı bir fırtına koptu.

Zarf tümleci

¨ “Karşı” sözcüğü, ikileme kurar, eylemleri eylemsileri durum anlamıyla sınıflandırarak zarf olur. Örnek : Toplantıda onunla karşı karşıya oturduk.

¨ Deyim biçiminde eylem öbekleri kurar. Örnek : Karşı çıkmak, karşı gelmek

İçin : Bazı cümlelerde, sözcükler ve kavramlar arasında neden-sonuç ilgisi kurar. Bu kullanımda “-den” ekiyle anlamca özdeştir. Örnek :

Ders çalışmadığı için sınıfta kaldı. (Ders çalışmadığından)

Hava soğuk olduğu için dışarı çıkmadım. (soğuk olduğundan)

¨ Bazı cümlelere amacıyla, maksadıyla anlamı katıp amaç-sonuç ilgisi kurar. Örnek :

Seni görmek için buraya geldim. (Gelmesinin amacı görmek)

Koşu yapmak için spor ayakkabısını giydi. ( Ayakkabıyı giymesinin amacı koşu yapmaktı.)

¨ Kimi kullanımlarda cümleye hakkında, konusunda anlamı katar. Örnek :

Senin için sözüne fazla güvenilmez diyorlar.

Babam için çabuk iyileşir diyorlar.

¨ Bazı cümlelere özgüleme anlamı katar. Örnek : Bu kitapları senin için aldım.

Akşamki oyun için bilet aldık.

¨ Kimi kullanımlarda “sahip olmak adına, uğruna” anlamı katar. Örnek :

Dedelerimiz bu vatan için canlarını feda etmişler.

¨ Cümleye “karşılık” anlamını katarak edat tümleci olabilir. Örnek :

Bu eski kitap için tam on milyon ödedim.

Edat tümleci

Üzere : Bazı durumlarda için edatıyla özdeş olup, cümleye amacıyla, maksadıyla anlamı katar. Örnek : Mektubu sana göndermek üzere yazmıştım.

Tatile gitmek üzere çantamı hazırladım.

¨ Bazı cümlelere şartıyla, koşuluyla anlamı katar. Örnek :

Kitabı yarın getirmek üzere aldı.

Bir hafta sonra ödemek üzere ondan para istedim.

¨ “Üzere” edatının, tam değil de tam olmaya yakınlık, yaklaşık olma anlamı da vardır. Örnek: Arkadaşım gelmek üzere.

Yağmur dinmek üzere.

Yalnız-Ancak : Bir ada yönelik kullanılırsa, sıfat olur. Örnek : Yalnız adam, yalnız kişi

¨ Bir eylemi ya da eylemsiyi nitelemesi halinde, belirteç olur. Örnek :

Bu kadar yolu yalnız gelmiş. (Nasıl gelirdi? Yalnız)

Beni yalnız bırakıp gitti. (nasıl bırakıp? Yalnız)

¨ İki cümleyi birbirine bağlaması halinde, ama, fakat bağlaçlarının görevini üstlenir. Örnek:

Bu işi yaparım, yalnız paramı peşim isterim.

Ben de gelirim, yalnız bugün çok işim var.

¨ Edat olması halinde cümleye “sadece, tek, bir tek gibi” anlamlar katar. Örnek :

Aradığınız kitabı yalnız burada bulabilirsiniz.

Bu sandık yalnız bu anahtarla açılır.

ANCAK : Bu edat ötekilerin aksine, kendinden önceki sözcük veya sözle değil, kendinden sonraki sözcük veya sözle öbekleşir ve cümleye “tek, bir tek” anlamlarını katar. Bu yüzden de edat olan “ancak” sözcüğünü bağlaç veya zarf olarak karşımıza çıkan “ancak” sözcüklerinden ayırmak çok kolaydır. Örnek :

Bu sorunu ancak Ahmet Bey çözebilir. (edat)

Çok aradım; ancak (ama) istediğim gibi bir ev bulamadım. (bağlaç)

Bu kömür bize iki ay ancak (zor) yeter. (zarf)

Görevlerine Göre Edatlar :

¨ Addan önce gelerek, sıfat öbeği halinde bir sıfat tamlamasının tamlayanı olabilirler.

Örnek : O mağazada bedenime göre elbise bulamadım.

Tamlayan

Onun gibi insan az bulunur bu dünyada.

Tamlayan

¨ Sıfattan önce gelerek, söz konusu sıfatın zarfı olabilirler. Örnek :

Bu kadar soğuk bir insan görmedim.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Kayıtlı
Etiket: Zarf  edat  bağlaç  ünlem 
Kasım 29, 2009, 10:14:00 ÖÖ
Rüya

Alışkın Öğrenci

**


Üye No : 8

Nerden :

Konu  : 24

Mesaj : 81

Aldığı Teşekkür 3
« Yanıtla #3 : Kasım 29, 2009, 10:14:00 ÖÖ »




Zarf Sıfat

¨ Zarftan önce gelerek, söz konusu zarfın zarfı olabilirler. Örnek :

Onun kadar şık giyinmek istiyorum ben de.

¨ Eylemden veya eylemsiden önce gelerek bir temel ya da yan cümlenin, durum, zaman, koşul, yer-yön ve azlık-çokluk bildiren zarf tümleci olabilirler. Örnek :

Çocuklar gibi ağladık hepimiz. (temel cümlenin durum zarfı)

Çocuklar gibi ağlamamıza herkes güldü. (yan cümlenin durum zarfı)

Düne kadar onu tanımıyordum. (temel cümlenin zaman zarfı)

Düne kadar onu tanıdığımı söyleyemem. (yan cümlenin zaman zarfı)

Tekrar görüşmek üzere toplantıya bir saat ara verdik. (temel cümlenin koşul zarfı)

O dakika kadar bekleyebilir misin beni? (temel cümlenin azlık-çokluk zarfı)

On dakika kadar beklemen gerekiyor beni. (yan cümlenin azlık-çokluk zarfı)

Bahçe kapısına doğru hızlı hızlı yürüdüm. (temel cümlenin yer-yön zarfı)

Bahçe kapısına doğru yürümek istedim. (yan cümlenin yer-yön zarfı)

¨ Ek-eylem alarak bir ad cümlesinin yüklemi olabilirler. Örnek :

Onun boyuda senin boyun kadardı.

¨ Özne olabilirler. Örnek : Bu kadarı yeter bana.

¨ Hal eklerini alarak cümlenin belirtili nesnesi, dolaylı tümleci olabilirler. Bu kullanımlarında edatın adlaştığı söylenebilir. Örnek: Onun gibisini asla bulmazsın. (belirtili nesne)

Onun gibisine her şeyimi veririm. (dolaylı tümleç)

¨ Amaç, araç, sebep ve kişiye görelik bildirdiklerinde ya da hakkında, uğrunda, karşılık anlamlarıyla kullanıldıklarında edat tümleci olurlar. Örnek :

Bulaşıkları yıkamak için biraz su ısıttım. (amaç)

Geciktiğim için özür diledim ondan. (temel cümlenin sebep zarfı)

Geciktiğim için özür dilemem gerekiyor ondan. (yan cümlenin sebep zarfı)

Mektuplarını dolmakalem ile yazmalısı. (araç)

Babama göre asıl suçlu bu adam değilmiş. (görelik)

Akşamki tiyatroya kardeşimle gideceğim. (birliktelik)

Ömer bey için iyi şeyler söylemiyorlar. (hakkında)

Bu vatan için canımı seve seve veririm. (uğrunda)

Banka borçları için evini ipotek etmiş. (karşılık)

Bağlaçlar: Eş görevleri sözcükleri, sözcük öbeklerini, cümleleri birbirine bağlayan sözcük türlerine bağlaç denir. Bağlaçların üç görevi vardır :

¨ Eş görevli sözcükleri birbirine bağlar.

¨ Sözcük öbeklerini birbirine bağlar.

¨ Cümleleri birbirine bağlar.

Dilimizde sık kullanılan başlıca bağlaçlar şunlardır : Ve, veya, ya da, ile, yahut, veyahut, de(da), ki, fakat, ama, meğer, zira, madem, mademki, oysa, oysaki, halbuki, yeter ki, ancak, yalnız, nitekim, üstelik, örneğin, gerek. gerek, ister  ister, ne  ne, hem  hem vb.

Başlıca Bağlaçlar ve Farklı Kullanımları :

İle : Yalnızca eş görevli sözcük veya sözcük öbeklerini birbirine bağlar; cümleleri birbirine bağlayamaz. Edat olan “ile” ve bağlaç olan “ile” yi birbirine karıştırmayınız ve bağlaç olan “ile” nin de ek biçiminde yazılabileceğini unutmayınız. Bağlaç olan “ile” yi edat olan olan “ile” den ayırmak için, “ile” nin yerine “ve” sözcüğünü kullanmayı deneyin. “ile” bağlaç olarak kullanılmışsa, yerine “ve” bağlacını rahatlıkla kullanabilirsiniz. Örnek :

Bu dergi ile şu kitabı çekmeceye koy.

Masalarla sandalyelere dokunmayın.

Annemle babam tatile gitti.

De (da) : Görev ve anlamları :

a) Cümleleri birbirine bağlamada kullanılır. Örnek :

Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi.

Buraya kadar gelmiş de bize uğramamış.

b) Eş görevli sözcükleri birbirine bağlamada kullanılır. Örnek :

Seni de onu da işe alıyoruz.

c) Bu bağlaç, bazı kullanımlarda cümleye, azarlama, korkutma, direnme, umutsuzluk, alaya alma ve küçümseme anlamları katar. Örnek :

Lafını bil de öyle konuş. (Azarlama)

Geleceği varsa göreceği de var. (Korkutma)

Adam gitmem de gitmem diye tutturdu. (Direnme)

Büyüyecek de adam olacak da bize bakacak. (Küçümseme, umutsuzluk)

Hava güzel olacak da pikniğe gideceğiz. (umutsuzluk)

d) Bazı kullanımlarda düşüncenin sürdüğünü gösterir. Örnek : Çantamı unutmuşum da.

e) Soru ekleriyle birlikte kullanıldığında, şaşkınlık bildirir, sözün anlamını güçlendirir. Örnek: O da mı gelecek?

f) İkileme kurarak sözün anlamını pekiştirir. Örnek : Ev de ev, görülmeye değer.

g) Bazı kullanımlarda koşul ilgisi kurar. Örnek : Dinledi de anladı.

h) İki yargıyı birbirine bağlarken, birinci yargıya olumsuzluk anlamı katar. Örnek: Anllatın da anlamadık mı?

Ki : İki cümleyi, koşul, sebep-sonuç, amaç-sonuç, zaman, açıklama, yorum, ilgilerinden biriyle bağlayan bu bağlacın özne görevindeki bir ad ya da zamiri vurgulaması da mümkündür. “ki” bağlacının bir eksiltili cümlenin sonunda yer almasına da sık rastlanır. Örnek : Okula erken git ki dersi kaçırmayasın! (Koşul)

Çalışmadı ki başarılı olsun. (Sebep-sonuç)

Buraya geldim ki seni göreyim. (Amaç-sonuç)

Eve geldim ki sular akmıyor. (Zaman)

Sonunda anlaşıldı ki beni arayan Ayşe’ymiş. (Açıklama)

O ki seni aramıyor, sen de onu arama artık. (Özne görevindeki zamiri vurgulama)

Öyle üzgünüm ki

Ve : Çok sık kullandığımız bir bağlaçtır. Girdiği cümleye, “her ikisi” anlamını katar. Yalnızca eş görevli sözcük öbeklerini değil, cümleleri de birbirine bağlayabilir. Örnek:

O ve ben, en kısa zamanda görmeye geleceğiz.

(Özne görevindeki zamirleri birbirine bağlamış)

Onu aradım ve eve davet ettim.

(İki cümleyi birbirine bağlayarak sıralı cümle kurmuş.)

Cümleye “her ikisi” anlamı katan öteki bağlaçlar şunlardır : Hem  hem (de), gerek  gerekse., de. de. Örnek : Bu geziye hem seni hem de onu götüreceğiz.

Gerek ondan gerekse senden çok memnunum.

Senden de ondan da bir alacağımız kalmadı.

Veya : Cümleye “ikisinden biri” anlamı katar. Örnek :

Seni karşılamaya Semra veya Erkan gelecek.

(Özne görevindeki sözcükleri birbirine bağlamış.)

Cümleye ikisinden biri anlamı katan öteki bağlaçlar şunlardır : ya da, veyahut, ya  ya(da) Örnek : Mehmet ya da (veyahut) Özgür’le sana haber gönderirim.

Gelecek yaz tatilimi ya deniz kıyısında ya da dağda geçireceğim.

Ne  ne (de) : Biçimce olumlu anlamca olumsuz cümlelerde kullanılan bir bağlaçtır. Kullanıldığı cümlenin yükleminin olumlu olması gerekir. Örnek :

Ne öğretmenlerini ne de okulunu seviyor. (Okulunu da öğretmenlerini de sevmiyor)

Bu bağlacın, karşıt kavramların arasına girerek, cümleye “ikisinin arasında, yaklaşıklık” anlamını katması da mümkündür. Örnek: Bugün hava ne sıcak ne soğuk.

Halbuki-Dahası-Örneğin : Çelişik yargıları birbirlerine bağlarlar. Örnek :

Sınavı kazanamadı, halbuki çok çalışmıştı.

Beni aramadı, oysaki arayacağını sanmıştım.

Beni çok üzmüştün, öyleyken bile seni çok seviyordum.

Dahası, üstelik : İlk yargıyı, pekiştirme ilgisiyle birbirine bağlar. Örnek :

Evlendiği kız güzel, üstelik çok zengindi.

Evlendiği kız güzel, dahası çok zengindi.

Örneğin, Mesela, Sözgelimi : Bunları örnekleme bağlaçları olarak kabul etmek gerekir. Bir yargıdan sonra, o yargıyla ilgili örnek verilecekse kullanılır. Örnek : Sıfatlar varlıkları niteleyen ya da belirten sözcüklerdir. Örneğin (sözgelimi, mesela); “güzel” sözcüğü, “Güzel sözler söyleyerek beni kandıramazsın.” Cümlesinde bir addan önce gelerek niteleme görevi üstlendiği için sıfat olarak kullanılmıştır.

Çünkü-Ama :Bu bağlaç bir açıklama bağlacıdır. İki yargının arasına girerek söz konusu yargıları sebep-sonuç açıklamasıyla birbirine bağlar. Aynı görevle kullanılabilen öteki bağlaçlar şunlardır: Bu yüzden, bu nedenle, bu sebeple, bundan dolayı. Örnek:

Dün seni arayamadım; çünkü işim çoktu.

Dün işim çoktu; bu nedenle seni arayamadım.

Ama : Biri olumlu, diğeri olumsuz yargı bildiren iki cümleyi birbirine bağlar. Bu bağlaçla aynı görevde kullanılabilen öteki bağlaçlar şunlardır: Ancak, yalnız, fakat, lakin, zira.

Örnek : Çok ısrar ettim ama (fakat, ancak, lakin, zira) kararını değiştiremedim.

Bu bağlaçların iki sıfatın arasına girmesi ya da iki yargı arasında “koşul ilgisi” kurması a mümkündür. Örnek : Güneşli; fakat serin bir gün geçirdik bugün.

İstediğin yere gidebilirsin; ama saat ondan önce evde ol.

Yapıları Yönünden Bağlaçlar :

Basit Bağlaçlar : Bunları kök halindeki bağlaçlar olarak adlandırmak da mümkündür: ve, ile, dahi, ki, bile, çünkü. gibi.

Türemiş Bağlaçlar : Bir ya da birden çok yapım ekiyle, anlamca ilgili olduğu bir kökten türemiş bağlaçlardır: Üstelik, örneğin. gibi.

Birleşik Bağlaçlar : En az iki ayrı sözcüğün zamanla kaynaşıp birleşmesiyle oluşan bağlaçlardır: Öyleyse, veyahut. gibi.

Öbekleşmiş Bağlaçlar : Aynı yazılan en az iki sözcüğün (sözcük öbeğinin) oluşturduğu bağlaçlardır. Bunların çoğu, öteki bağlaçlardan farklı olarak tek başlarına da anlamlıdır: Yeter ki, demek ki, kaldı ki, varsayalım ki, tut ki, uzun sözün kısası, ne var ki. gibi.

Yinelemeli Bağlaçlar : Kimi bağlaçların aynı sözcüğün tekrarıyla oluştuğu görülür. Bu bağlaçlarda bağlanan sözcük veya söz öbeklerinden biri araya girer: Ne. ne(de), hem. hem(de), ya. ya(da)  gibi.

Ünlemler :Ünlemler, insanlığın kullandığı en ilkel sözcüklerdir. Bunların da edat ve bağlaçlar gibi belli bir anlamları yoktur. Öyleyken, tek başlarına kullanıldıklarında bile cümle değeri taşırlar. Ama çoğunlukla, kendilerini açıklayan bir cümlenin başında ya da sonunda yer alarak söz konusu cümleye belli bir duygu anlamı katarlar.

Ünlem türündeki sözcüklerle, genellikle, belli durumlar karşısında gösterdiğimiz anlık tepkilerimizi dile getiririz : “Şaşırma, korkma, uyarı, sevinme, üzülme, istemeye istemeye kabul etme, bıkkınlık, rahatlama, isteklendirme, aşırı beğenme, aşırı beğenmeme, onaylama, sesleniş, ayıplama, alay, küçümseme, özlem, anımsama, acıma, yakınma” yalnızca ünlem kullanarak dile getirebileceğimiz anlamların bazılarıdır.

Ünlemleri ses ve sözcük halinde olmak üzere iki grupta inceleyebiliriz :

Ses halinde olan ünlemler : Ses halinde olan ünlemlerin başlıcaları şunlardır : A!(aaa!), e!(ee!), O! (Ooo!), Of!(Off.!), Uf!, Ah!, Ha!, Hay!, Tu!, Tü!, Eh!, Ay!, Ya!, Oh!, Tüh!, Üf!.

Örnek : O! Nereye böyle? (şaşma, şakınlık)

Ooo! Hoş geldin Ayşeciğim. (Beklenmezlikle birlikte sevinme)

Vah zavallı adam!. (Acıma)

Haa.! Unutmuşum yahu! (Hatırlama)

Ah, şu insanlık! (Kızma, hoş görmeyiş)

Eh, hayırlısı neyse o olsun! (Kabullenme)

Eee., Fazla uzun ettin! (Bıkkınlık)

Sözcük halinde olan ünlemler : Sözcük halinde olan ünlemlerin başlıcaları şunlardır : Aman!, Aman tanrım!, Eyvah!, Haydi!, Bravo!, Yazık!, Sakın!, Yaşa!,Allah !, Yarabbi!, Hoppala!, Hop!, Yuh!. Örnek : Eyvah, cüzdanım yok! (şaşkınlık, korku)

Aman, bırak gitsin! (Bıkkınlık, usanç)

Bravo! Bravo! Büyük başarı. (Takdir etme, övme)

Hoppala, bir de bu çıktı. (Beklenmezlik)

Sakın o odanın kapısını açmayın! (Uyarı)

Yazık pek de gençmiş! (Üzüntü)

Tanrım, bana yardım et! (Yakarış)
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Kayıtlı
Etiket: Zarf  edat  bağlaç  ünlem 
Kasım 29, 2009, 10:14:24 ÖÖ
Rüya

Alışkın Öğrenci

**


Üye No : 8

Nerden :

Konu  : 24

Mesaj : 81

Aldığı Teşekkür 3
« Yanıtla #4 : Kasım 29, 2009, 10:14:24 ÖÖ »




BAĞLAÇLAR


Tanım


Tek başına anlamı olmayan, anlamca birbiriyle ilgili cümleleri veya cümlede görevdeş sözcük ve söz öbeklerini bağlamaya yarayan kelimelere bağlaç denir.
açıkçası,ama,ancak,bile,çünkü,dahi,de,ki,de..de, demek ki,fakat,ama,gene,gerek,ha..ha,halbuki,hatta,hele ,hem..hem,ile,ister,ister..ister,kah..kah,kı sacası,nasıl ki,mademki,ne..ne,oysa(ki),öyleyse,üstelik,ve,vey a,veyahut,ya da,yalnız,yeter ki,ya .ya,yoksa,zira.




Özellikleri

]Edatlardan farkı, zaten var olan anlam ilgilerine dayanarak bağ kurmasıdır. Edatlar ise yeni anlam ilgileri kurarlar.

]Bağlaçların yerine noktalama işaretleri kullanılabilir.

]Bağlaçlar cümleden çıkarılınca anlam bozulmaz, ama daralabilir. Bağlaçlar (ile hariç) önceki ve sonraki kelimeden ayrı yazılır. Bitişik yazılanlar bağlaç değil, ektir.

Eve gittim, fakat onu bulamadım. (bağlaç)
Konuşmak üzere ayağa kalktı. (edat)
Sözlüden yine zayıf almış. (zarf)
Ben de seninle geleceğim. (bağlaç)
Evde rahat çalışamadı. (çekim eki)
Sözde Ermeni soy kırımı (yapım eki)
Sen ki hep çalışmamı isterdin. (bağlaç)


BAĞLAÇ ÇEŞİTLERİ


a. Sıralama Bağlaçları


“ve”


Cümleleri, anlam ve görev bakımından benzer veya aynı olan kelimeleri, sözleri ve öğeleri birbirine bağlar.

Duygu ve düşünce bir olmalıdır. özneleri
Köyünü, yaşlı dedesini ve ninesini özlemişti. nesneleri
Bana baktı ve güldü. cümleleri
Aylarca ve yıllarca sustu. benzer kelimeleri
Binlerce yerli ve yabancı turist geldi. sıfatları

] “ve” bağlacı yerine virgül veya “-ip”, “-erek” zarf-fiil ekleri de kullanılabilir:

Masaya yaklaştı ve kitabı aldı.
Masaya yaklaştı, kitabı aldı.
Masaya yaklaşıp kitabı aldı.
Masaya yaklaşarak kitabı aldı.

Not: “ve” bağlacından önce noktalama işareti kullanılmaz, bu bağlaçla cümle başlamaz. Çağdaş şiirde söze etki ve çekicilik katmak için kullanılmaktadır, ama doğru değildir.
“ve” bağlacı yerine & işaretini kullanmak son derece yozlaştırıcıdır.

“ile, -le”


“ve” ile görevleri aynı olmasına rağmen her zaman birbirinin yerine kullanılamazlar. “ile”nin kullanım alanı daha dardır.
“ile” cümleleri birbirine bağlamaz; sadece aynı görevdeki kelimeleri bağlar.

Duygu ile düşünce bir olmalıdır.
Yaşlı dedesi ile ninesini özlemişti.
Edebiyatımızda en çok eser verilen türler şiir ile romandır

Not: Edat olarak kullanılan ve zarf yapan “ile”den farklıdır.

Mehmet ile Ali sinemaya gittiler. (bağlaç)
Mehmet, Ali’yle sinemaya gitti. (edat)
Mehmet heyecanla yerinden kalktı. (edat)

b. Eşdeğerlik Bağlaçları


“ya da, veya, yahut, veyahut”


Aynı değerde olup da birinin tercih edilmesi gereken iki seçenek arasında kullanılırlar.

Biriniz gideceksiniz: Sen ya da kardeşin.
Bisiklet veya motosiklet alacağım.
Sen, ben veya başkası.
Sen olmasan yahut (veyahut) seni görmesem dayanamam.

c. Karşılaştırma Bağlaçları


“ya..ya”


İki seçenek sunulduğunda kullanılır.
Bunlar birbirinin zıttı olabilir
Biri yapılmadığında diğerinin yapılması gerekebilir.

Ya beni de götür ya sen de gitme.
Ya gel ya gelme.
Ya bu deveyi güdeceksin, ya bu diyardan gideceksin

“hem..hem (de)”


Her ikisi de geçerli olan iki durumu anlatır. Bunlar zıt da olabilir, eşdeğer da.

Hem çalışmıyor hem (de) yakınıyorsun.
Hem kitap okuyor hem de müzik dinliyor. Aynı anda

“ne..ne (de)”


]Aynı görevdeki kelimeleri, kelime gruplarını ve öğeleri birbirine bağlar.

Ne şiş yansın ne kebap. özneleri
Gönül ne kahve ister ne kahvehane. nesneleri
Ne İzmir’e gitmiş ve Bursa’ya. dolaylı tümleçleri

]Cümleleri de birbirine bağlar:

Üç yıldır ne bir telefon açtı, ne de bir mektup yazdı.
Onu ne gördüm ne de tanıdım.
Ne aradı ne (de) sordu.


Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur.

]Cümleleri -yapı bakımından olumlu oldukları hâlde- olumsuz yapar. Yüklem olumlu durumdadır.

Ne kendi rahatsız oldu ne de halkı huzursuz etti. (kendisi rahatsız olmadı, halkı da huzursuz etmedi)

Yüklem olumsuz çekimlenirse anlatım bozukluğu meydana gelir.

Ne çay ne kahve içmedi.→ “Ne çay içti ne kahve” olmalıydı.

] Zıt anlamlı iki sıfatla birlikte kullanılarak onların arasında bir durum ifade eder.

Dışarıdaki hava ne soğuk ne sıcak.
Yaptığı işe ne kolay ne de zor denebilir.

Not: “Ne zor, ne acı günler yaşadık” örneğinde “ne zor” ve “ne acı” sözleri ayrı ayrı da (biri olmadan) kullanılabileceği için buradaki “ne”ler bağlaç oluşturmaz.

“de..de, gerek..gerek, olsun..olsun, kâh..kâh, ha..ha”


Öğeleri ya da cümleleri birbirine bağlarlar.

Öğretmeni de arkadaşları da onu çok merak ettiler. özneleri bağlamış.
Annesini de babasına da özlemişti. nesneleri bağlamış.
Tatil boyunca dinlenmiş de gezmiş de. yüklemleri bağlamış.
İzmir’e de Aydın’a da uğrayacağız. dolaylı tümleçleri
Fizikten de anlamam kimyadan da.
Gerek sen gerek(se) o, güzel çalıştınız.
Gerek baba gerek anne tarafından bir akrabalıkları yok.
Ali olsun, Ahmet olsun, ikisi de çalışkan ve zekîdirler.
Kâh yıkılıyor, kâh kalkıyor, ama yılmıyor.
Ha Ali ha Veli, ne fark eder?
d. Karşıtlık BağlaçlarI

“ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki”


“ama, fakat, lâkin” aynı anlamlı bağlaçlardır. “yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” de bunlara yakın bağlaçlardır.

]“ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” bağlaçları, aralarında zıtlık bulunan iki ayrı ifadeyi, cümleyi birbirine bağlar.

Çok tembeldi, ama başarılı oldu.
Hızlı yürüdü, ancak yetişemedi.
Hava nemliydi, fakat yağmur yağmıyordu.
Bunları götür, yalnız diğerlerini getirmeyi unutma.

Not: Bir cümle bu bağlaçlardan biriyle başlayabilir. Bu durumda bu bağlaçlar iki bağımsız cümleyi birbirine bağlamış olur.

 Ne var ki sanatçıyı bu yüzden eleştirmek doğru olmaz.

] “ne yazık ki” bağlacı çok kötü ve acı sonları bildirir.

İnsanlara hep vefa gösterdi; ne yazık ki kendisi onlardan vefa görmedi.

] “ne var ki” bağlacı çaresizlik ifade eder.

En yüce duyguların tohumları ekildi; ne var ki dünya, insanları kendisine benzetmişti.

]“ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak”, neden, şart, uyarma bildirir

Arkadaşının kalbini kırdı, ama çok pişman oldu.
] Sadece “ama” bağlacı pekiştirme anlamı katar.
Güzel, ama çok güzel eserler bırakmış atalarımız.

]Yine sadece “ama”, cümle sonunda, dikkat çekmek için kullanılır.

Bak kızarım ama!
Böyle söylersen darılırım ama!

“hiç olmazsa” ve “hiç değilse”


Çarşıdan elimiz boş döndük. Hiç olmazsa iki kaset alsaydık.

“oysa, oysaki, hâlbuki”


Aralarında zıtlık, aykırılık bulunan iki cümleyi “tersine olarak, -dİğİ hâlde” anlamlarıyla birbirine bağlar.

Onu özledim, oysa gideli çok olmadı.
Gelemeyeceğini söyledi, hâlbuki vakti vardı.

Not: Bu bağlaçlar anlam bakımından zıt olmayan cümleler arasında kullanılırsa anlatım bozukluğuna yol açar.

Her zaman birinciydi, oysa çok çalışırdı. (anlatım bozuk)


e. Gerekçe Bağlaçları


“çünkü”

“Şundan dolayı, şu sebeple” anlamlarına gelir.
Neden bildirir.
Eve gittim, çünkü babam çağırmıştı.
Otobüse yetişemedik; çünkü evden geç çıkmıştık.

“madem(ki)”

Madem gelecektin, haber verseydin.

“zira”

“çünkü” anlamında kullanılır.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Kayıtlı
Etiket: Zarf  edat  bağlaç  ünlem 
   
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!

SNSD The Boys almanca-ingilizceİngilizce Türkçe Çeviri Karamanorganizesanayi
Ekol Hoca Konu Anlatımları ,Ekol Hoca Matematik,Ekol Hoca Coğrafya,Ekol Hoca Türkçe,Ekol Hoca Geometri, Ekol Hoca Biyolohi,Ekol Hoca İngilizce, Ekol Hoca Testler,Ekol Hoca Soru çöz,Ekol Hoca Çıkmış Sorular,Ekol Hoca Biyoloji,Ekol Hoca Almanca,Ekol Hoca Dilbilgisi, Muhammet Çoruh Konu Anlatımları, Detay Hoca Konu Anlatımları, Ztv Konu Anlatımları,Öss Konu Anlatımları,Kpss Konu Anlatımları,Sbs Konu Anlatımları,Lgs Konu Anlatımları,Lys Konu Anlatımları,Ales Konu Anlatımları,Geometri Konu Anlatımları,Türkçe Konu Anlatımları,Fizik Konu Anlatımları,Lgs Soruları,Sbs Soruları,Testler,Tükçe, Fransızca,İspanyolca,İtalyanca,Arapça,Lgs ,Lys,Çıkmış Sorular,2010,2011 Sınav Tarihleri