Kullanıcı Adı
Şifre:
 
Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Konu İsmi : Zarf - edat - bağlaç - ünlem
Bilgi: Konu İle İLgili Yorumlarınızı Belirtebilir, İlave Ek Katkı Sağlayabilirsiniz, İstediğiniz Gibi Faydalanabilirsiniz

Googlede Arat : Zarf - edat - bağlaç - ünlem
Ekol Hoca|İngilizce Forumu|Öss,Sbs,Kpss,Lys,Lgs Puan Hesaplama| Tüm Dillerde Paragraf Çeviri

 
Gönderen Konu: Zarf - edat - bağlaç - ünlem  (Okunma Sayısı 2270 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kasım 29, 2009, 10:15:07 ÖÖ
Rüya

Alışkın Öğrenci

**


Üye No : 8

Nerden :

Konu  : 24

Mesaj : 81

Aldığı Teşekkür 3
« Yanıtla #5 : Kasım 29, 2009, 10:15:07 ÖÖ »





Allah'a sığın şahs-ı halîmin gazabından
Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir

“yoksa”

Ver diyorum, yoksa yersin dayağı.

“nasıl ki”

Acele etmez, ağırdan alır; nasıl ki bu akşam ağırdan alıyor.

“değil mi ki”



f. Özetleme BağlaçlarI

“kısacası, demek ki, açıkçası, öyleyse, yani, özetle, o hâlde, anlaşılıyor ki”

 Kısacası kendimizi toparlamalıyız.
 Demek ki ülkemiz bunlardan dolayı gelişmiyor.
 Açıkçası bu işi istemiyorum.
 Öyleyse gidelim arkadaşlar.
g. Pekiştirme BağlaçlarI

“bile, de, hem de, dahi, üstelik, hatta, ayrıca, bundan başka”


Bu bağlaçlardan bazıları bazı durumlarda birbirlerinin yerine kullanılabilirler.

]“bile” kullanılan bir cümle daha önce kullanılmış bir cümlenin ya devamıdır ya da devamı gibi görünür.

Bunu sen bile başarabilirsin.
Bağırsan bile duymaz.
Tembel adam, olur, demiş. Demiş ama yerinden bile kalkmamış.
Hatta parasını bile ödemişti. / Hatta parasını ödemişti bile.

] “bile” yerine “de” veya “dahi” de kullanılabilir.

Bunu sen de başarabilirsin.
Bağırsan da duymaz.
Tembel adam, olur, demiş. Demiş ama yerinden dahi kalkmamış.
Hatta parasını dahi ödemişti. / Hatta parasını ödemişti dahi.

] “hatta, hem de, ayrıca, üstelik”

Belle, kazmayla, hatta elleriyle kazıdılar.
Gördüm, hatta konuştum da.
Konuşmuyor; üstelik gülmüyor da.

h. “de, ki, ise” bağlaçlarI
“de”

] Her zaman kendinden önceki kelimeden ayrı ve de, da şeklinde yazılır; bitiştirilmez, te, ta şeklinde yazılmaz. “ya” ile birlikte kullanıldığında da ayrı yazılır: “ya da”
Kelimenin son hecesine kalınlık-incelik bakımından uyar.

] Genellikle “dahi, bile, üstelik, hatta” bağlaçlarıyla özdeştir.

Bu soruyu Ali de bildi dahi, bile
Artık gönlümü alsa da önemi yok. dahi, bile

] Cümleleri, aynı görevdeki kelimeleri ve sözleri birbirine bağlar ve değişik anlamlar katar:


Erzakını hazırla da pikniğe gidelim.
Cümleleri bağlamış, burada pikniğe gitmek için erzak hazırlama şartı var.

Biraz müsaade etsen de işime baksam rica, istek, yalvarma
Büyüyecek de bana bakacak. Küçümseme,
Çalışıp da kazanacaksın. şart
Dün bizi bekletti de gelmedi. yakınma
Çalışayım da gör neler yapacağımı. övünme
Düzenli çalıştı da başarılı oldu. için, neden-sonuç

Bütün yıl okumamış da şimdi kitap kurdu oluverdi.
Zıt anlamlı cümleler arasına girmiş.

] Tekrarlanan kelimelerin arasına girerek anlamı güçlendirir:

Ev de ev olsa bari küçümseme
Çalış da çalış. abartma

] “ama” bağlacının yerine kullanılabilir; cümleleri ve öğeleri birbirine bağlayabilir:

Hızlı hızlı koştu da yetişemedi. cümleleri bağlamış

] Edattan ve zarftan sonra gelerek anlamı pekiştirebilir:

O kadar da soğuk değil.
Böyle davranmanız hiç de iyi olmadı.

“ki”


Sadece “ki” biçimi vardır.
Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır.
Türkçe değil, Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır.

]Anlam bakımından birbiriyle ilgili cümleleri birbirine bağlar.

Bir şey biliyor ki konuşuyor. (sebep-sonuç)
Baktım ki gitmiş. (şaşkınlık)
Ancak ne yazık ki böyle olmadı.

]Birisinden alıntı yapılacağı zaman kullanılır.

Atatürk diyor ki:  (açıklama)

]Özneyle veya tümleçlerle ilgili açıklama yapılacağı zaman kullanılır. Bazen “ki” ile başlayan bu açıklama iki kısa çizgi arasında verilir.

Ben ki hep sizin için çalıştım. (pekiştirme)
Siz ki beni tanırsınız, neden böyle düşünüyorsunuz?
O yerden -ki herkes kaçar- sen de kaç.

]”ki” kullanılan bazı cümlelerin “ki”den sonraki kısmı söylenmez.

Sınavı kazanabilir miyim ki. (kuşku)
Bu adama güvenilmez ki! (yakınma)
Acaba çocuğa kızarlar mı ki? (endişe)

]Tekrar edilen kelimeler arasında kullanılır.

Adam belâ ki ne belâ.

]Abartma anlamı katar.

Bugün öyle yorgunum ki.

]Bu bağlaç birkaç örnekte kalıplaşarak bitişik yazılmaktadır.

Belki, çünkü (burada ünlü uyumuna girmiş), hâlbuki, mademki, meğerki, oysaki, sanki.

“ise”


Karşılaştırma ilgisi kurar, karşıtlığı güçlendirir.

Yağmur yağıyor, evim ise çok uzakta. (bağlaç)
Adam konuşuyor, çocuksa hep susuyordu. (bağlaç)

Ek-fiilin şart çekimiyle karıştırılabilir.

Çocuk başarılıysa sınıfını geçer. (ek-fiilin şartı)


YAPI BAKIMINDAN BAĞLAÇLAR


1. Basit Bağlaçlar


Ek almamış (kök hâlindeki) zarflardır. ve, ile, de, fakat, eğer.

2. Türemiş Bağlaçlar


Yapım eki almış zarflardır. kısaca, yalnız, üstelik.

3. Birleşik Bağlaçlar


Birden fazla kelimeden oluşurlar ve bitişik yazılırlar. yoksa, hâlbuki.

4. Öbekleşmiş Bağlaçlar


Birden fazla kelimeden oluşur ve ayrı yazılırlar. ya da, ne var ki, hem de.

Dahi Anlamındaki ''de''
Gayet kolay: “dahi” anlamına gelen “de” ve “da” ait olduğu kelimeden ayrı yazılır.

Örneğin: “Olayı kendi açısından izleyen Aysel de şaşırmıştı ilk önce.” (Pınar Kür Yarın Yarın Everest Yay. s. 241)

Bir yer söz konusu olduğunda ise “de” ya da “da” eki bitişik yazılır: “Döndü, dolaştı, yeniden deniz kıyısında buldu kendini.” (a.g.e., s. 3)

Dahası var… Bağlaç olan “ki” de ayrı yazılır. Örneğin, “Hem neden yalan söylesin ki, bunda da hoşnutsuz kalınacak bir yan bulamaz.” (Adalet Ağaoğlu Ruh Üşümesi İletişim Yay.)

Hatta, soru anlamındaki “mi” de ayrı yazılır. Örneğin, “El midir iş gören, yoksa taş mı?” (Melih Cevdet Anday “Öğle Uykusundan Uyanırken” Ölümsüzlük Ardında Gılgamış Adam Yay.)
Kayıtlı
Etiket: Zarf  edat  bağlaç  ünlem 
Aralık 27, 2009, 12:48:35 ÖS
Ekol Hoca

Hero Member

*****





Üye No : 13

Nerden :

Konu  : 660

Mesaj : 907

Aldığı Teşekkür 17
« Yanıtla #6 : Aralık 27, 2009, 12:48:35 ÖS »




Edatlar (İlgeçler) : Farklı tür ve görevdeki sözcükler ve kavramlar arasında anlam ilgisi kurmaya yarayan sözcüklere edat denir. Edatların tek başlarına anlamları olmadığı gibi, tek başlarına görevleri de yoktur. Ancak diğer sözcüklerle birlikte cümle içinde görev kazanırlar.

Dilimizde kullanılan başlıca edatlar şunlardır : Gibi, kadar, sanki, için, ile, -den dolayı, -den ötürü, -den beri, -mek üzere, -e karşın, -e doğru, -e değin, denli, bile, -den öte, -den sonra, -den önce...

Başlıca Edatlar ve Farklı Kullanımları :

ü İle : Ek biçiminde de yazılabilen bu edatla oluşturulan edat öbeklerinin başlıca kullanımları şunlardır :

¨ İşin, eylemin, hangi araçla (vasıtayla) yapılacağını, yapıldığını bildirebilir. Örnek :

İstanbul’ uçakla gideceğim.

Edat tümleci

¨ İşin, eylemin kimle yapıldığını, yapılacağını bildirebilir. Örnek :

Bu oyuncağı küçük kardeşimle yaptım.

Edat tümleci

¨ İşin, eylemin nasıl yapıldığını, yapılacağını bildirerek durum zarfı olabilir. Örnek :

Çocuk, büyük bir sevinçle yanıma geldi.

Durum Zarfı

¨ İşin, eylemin nedenini bildirerek edat tümleci olabilir. Örnek :

Arabanın devrilmesiyle yol trafiğe kapandı.

Edat tümleci

¨ İki cümle arasında bağlaç görevi üstlenebilir. Örnek :

Çok yorgundum; bu nedenle senin işini takip edemedim.

Bağlaç

ü Gibi : Bu edatla kurulan edat öbekleri şu görev ve anlamlarla karşımıza çıkarlar :

¨ Benzetme ilgisiyle durum zarfı, sıfat, sıfatın zarfı, zarfın zarfı ya da ek-eylem alarak bir ad cümlesinin yüklemi olabilirler. Örnek : Bu şato gibi ev kimin? (sıfat)

Çocuklar gibi sevindi kadıncağız. (durum zarfı)

Nermin gibi güzel bir kızım var benim de. (sıfatın zarfı)

Küçük kızım dün hasta gibiydi. (yüklem)

¨ Bazı durumlarda ölçü (nicelik) yönüyle karşılaştırma yapar. Örnek :

Senin gibi bencil birini görmedim.

Ayşe, Ali gibi çalışkandır.

¨ Cümleye, olabilirlik, kuşku anlamı da katar. Örnek :

Bugünlerde görüşmüyoruz, işleri bozuldu gibi.

Ayşe bugün ağlamış gibi.

¨ Bazı kullanımlarda cümleye tam değil de tam olmaya yakın, yaklaşık olma anlamı katar. Örnek : Yemek pişti gibi.

Kış geldi gibi.

ü Kadar : Bazı kullanımlarda kadar edatı sözcükler ve kavramlar arasında benzetme ilgisi kurar. Örnek : Senin bugün cennet kadar vatanın var.

İnsan kadar acımasız varlık yoktur.

Cümleye civarında, dolayında anlamı katar. Örnek : Onu bir saat kadar bekledim.

İki kilo kadar aldım

Bazı cümlelerde, dek değin ilgeçlerinin anlamını karşılar, bitiş ilgisi kurar. Örnek :

Sabaha kadar yağmur yağdı.

İstanbul’a kadar otobüsle gittim.

Bu ilgeç bazı cümlelere ölçüsünde, derecesinde anlamı katar. Örnek :

Gücümün yettiği kadar çalışacağım.

ü Karşı : Bir ada yönelik kullanılırsa sıfat olur. Örnek : Karşı görüş, Karşı taraf

¨ Ad olarak kullanılır. Örnek : Buradan karşı güzel görünüyor.

Bir sandal kiralayıp karşıya geçti.

¨ Ad olarak kullanıldıklarında, belirtili ad tamlamalarında tamlayan ya da tamlanan olur. Örnek : Okulun karşısında boş bir arsa var.

Tamlanan

Karşının döneri daha güzel.

Tamlayan

¨ “-e karşı” biçimindeki kullanımları edattır. Edat tümleci kurar. Örnek :

Küçüklerin büyüklerine karşı saygılı olması gerekir.

Bu söze karşı ne denir?

¨ “-e karşı” edatı, zaman anlamlı sözcüklere geldiğinde zarf tümleci kurar. Örnek :

Sabaha karşı bir fırtına koptu.

Zarf tümleci

¨ “Karşı” sözcüğü, ikileme kurar, eylemleri eylemsileri durum anlamıyla sınıflandırarak zarf olur. Örnek : Toplantıda onunla karşı karşıya oturduk.

¨ Deyim biçiminde eylem öbekleri kurar. Örnek : Karşı çıkmak, karşı gelmek

ü İçin : Bazı cümlelerde, sözcükler ve kavramlar arasında neden-sonuç ilgisi kurar. Bu kullanımda “-den” ekiyle anlamca özdeştir. Örnek :

Ders çalışmadığı için sınıfta kaldı. (Ders çalışmadığından)

Hava soğuk olduğu için dışarı çıkmadım. (soğuk olduğundan)

¨ Bazı cümlelere amacıyla, maksadıyla anlamı katıp amaç-sonuç ilgisi kurar. Örnek :

Seni görmek için buraya geldim. (Gelmesinin amacı görmek)

Koşu yapmak için spor ayakkabısını giydi. ( Ayakkabıyı giymesinin amacı koşu yapmaktı.)

¨ Kimi kullanımlarda cümleye hakkında, konusunda anlamı katar. Örnek :

Senin için sözüne fazla güvenilmez diyorlar.

Babam için çabuk iyileşir diyorlar.

¨ Bazı cümlelere özgüleme anlamı katar. Örnek : Bu kitapları senin için aldım.

Akşamki oyun için bilet aldık.

¨ Kimi kullanımlarda “sahip olmak adına, uğruna” anlamı katar. Örnek :

Dedelerimiz bu vatan için canlarını feda etmişler.

¨ Cümleye “karşılık” anlamını katarak edat tümleci olabilir. Örnek :

Bu eski kitap için tam on milyon ödedim.

Edat tümleci

ü Üzere : Bazı durumlarda için edatıyla özdeş olup, cümleye amacıyla, maksadıyla anlamı katar. Örnek : Mektubu sana göndermek üzere yazmıştım.

Tatile gitmek üzere çantamı hazırladım.

¨ Bazı cümlelere şartıyla, koşuluyla anlamı katar. Örnek :

Kitabı yarın getirmek üzere aldı.

Bir hafta sonra ödemek üzere ondan para istedim.

¨ “Üzere” edatının, tam değil de tam olmaya yakınlık, yaklaşık olma anlamı da vardır. Örnek: Arkadaşım gelmek üzere.

Yağmur dinmek üzere.

ü Yalnız-Ancak : Bir ada yönelik kullanılırsa, sıfat olur. Örnek : Yalnız adam, yalnız kişi

¨ Bir eylemi ya da eylemsiyi nitelemesi halinde, belirteç olur. Örnek :

Bu kadar yolu yalnız gelmiş. (Nasıl gelirdi? Yalnız)

Beni yalnız bırakıp gitti. (nasıl bırakıp? Yalnız)

¨ İki cümleyi birbirine bağlaması halinde, ama, fakat bağlaçlarının görevini üstlenir. Örnek:

Bu işi yaparım, yalnız paramı peşim isterim.

Ben de gelirim, yalnız bugün çok işim var.

¨ Edat olması halinde cümleye “sadece, tek, bir tek gibi” anlamlar katar. Örnek :

Aradığınız kitabı yalnız burada bulabilirsiniz.

Bu sandık yalnız bu anahtarla açılır.

ANCAK : Bu edat ötekilerin aksine, kendinden önceki sözcük veya sözle değil, kendinden sonraki sözcük veya sözle öbekleşir ve cümleye “tek, bir tek” anlamlarını katar. Bu yüzden de edat olan “ancak” sözcüğünü bağlaç veya zarf olarak karşımıza çıkan “ancak” sözcüklerinden ayırmak çok kolaydır. Örnek :

Bu sorunu ancak Ahmet Bey çözebilir. (edat)

Çok aradım; ancak (ama) istediğim gibi bir ev bulamadım. (bağlaç)

Bu kömür bize iki ay ancak (zor) yeter. (zarf)

Görevlerine Göre Edatlar :

¨ Addan önce gelerek, sıfat öbeği halinde bir sıfat tamlamasının tamlayanı olabilirler.

Örnek : O mağazada bedenime göre elbise bulamadım.

Tamlayan

Onun gibi insan az bulunur bu dünyada.

Tamlayan

¨ Sıfattan önce gelerek, söz konusu sıfatın zarfı olabilirler. Örnek :

Bu kadar soğuk bir insan görmedim.

Zarf Sıfat

¨ Zarftan önce gelerek, söz konusu zarfın zarfı olabilirler. Örnek :

Onun kadar şık giyinmek istiyorum ben de.

¨ Eylemden veya eylemsiden önce gelerek bir temel ya da yan cümlenin, durum, zaman, koşul, yer-yön ve azlık-çokluk bildiren zarf tümleci olabilirler. Örnek :

Çocuklar gibi ağladık hepimiz. (temel cümlenin durum zarfı)

Çocuklar gibi ağlamamıza herkes güldü. (yan cümlenin durum zarfı)

Düne kadar onu tanımıyordum. (temel cümlenin zaman zarfı)

Düne kadar onu tanıdığımı söyleyemem. (yan cümlenin zaman zarfı)

Tekrar görüşmek üzere toplantıya bir saat ara verdik. (temel cümlenin koşul zarfı)

O dakika kadar bekleyebilir misin beni? (temel cümlenin azlık-çokluk zarfı)

On dakika kadar beklemen gerekiyor beni. (yan cümlenin azlık-çokluk zarfı)

Bahçe kapısına doğru hızlı hızlı yürüdüm. (temel cümlenin yer-yön zarfı)

Bahçe kapısına doğru yürümek istedim. (yan cümlenin yer-yön zarfı)

¨ Ek-eylem alarak bir ad cümlesinin yüklemi olabilirler. Örnek :

Onun boyuda senin boyun kadardı.

¨ Özne olabilirler. Örnek : Bu kadarı yeter bana.

¨ Hal eklerini alarak cümlenin belirtili nesnesi, dolaylı tümleci olabilirler. Bu kullanımlarında edatın adlaştığı söylenebilir. Örnek: Onun gibisini asla bulmazsın. (belirtili nesne)

Onun gibisine her şeyimi veririm. (dolaylı tümleç)

¨ Amaç, araç, sebep ve kişiye görelik bildirdiklerinde ya da hakkında, uğrunda, karşılık anlamlarıyla kullanıldıklarında edat tümleci olurlar. Örnek :

Bulaşıkları yıkamak için biraz su ısıttım. (amaç)

Geciktiğim için özür diledim ondan. (temel cümlenin sebep zarfı)

Geciktiğim için özür dilemem gerekiyor ondan. (yan cümlenin sebep zarfı)

Mektuplarını dolmakalem ile yazmalısı. (araç)

Babama göre asıl suçlu bu adam değilmiş. (görelik)

Akşamki tiyatroya kardeşimle gideceğim. (birliktelik)

Ömer bey için iyi şeyler söylemiyorlar. (hakkında)

Bu vatan için canımı seve seve veririm. (uğrunda)

Banka borçları için evini ipotek etmiş. (karşılık)

Bağlaçlar: Eş görevleri sözcükleri, sözcük öbeklerini, cümleleri birbirine bağlayan sözcük türlerine bağlaç denir. Bağlaçların üç görevi vardır :

¨ Eş görevli sözcükleri birbirine bağlar.

¨ Sözcük öbeklerini birbirine bağlar.

¨ Cümleleri birbirine bağlar.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Kayıtlı

Ekol Hoca
Etiket: Zarf  edat  bağlaç  ünlem 
Aralık 27, 2009, 12:49:12 ÖS
Ekol Hoca

Hero Member

*****





Üye No : 13

Nerden :

Konu  : 660

Mesaj : 907

Aldığı Teşekkür 17
« Yanıtla #7 : Aralık 27, 2009, 12:49:12 ÖS »





Dilimizde sık kullanılan başlıca bağlaçlar şunlardır : Ve, veya, ya da, ile, yahut, veyahut, de(da), ki, fakat, ama, meğer, zira, madem, mademki, oysa, oysaki, halbuki, yeter ki, ancak, yalnız, nitekim, üstelik, örneğin, gerek... gerek, ister ... ister, ne ... ne, hem ... hem vb.

Başlıca Bağlaçlar ve Farklı Kullanımları :

ü İle : Yalnızca eş görevli sözcük veya sözcük öbeklerini birbirine bağlar; cümleleri birbirine bağlayamaz. Edat olan “ile” ve bağlaç olan “ile” yi birbirine karıştırmayınız ve bağlaç olan “ile” nin de ek biçiminde yazılabileceğini unutmayınız. Bağlaç olan “ile” yi edat olan olan “ile” den ayırmak için, “ile” nin yerine “ve” sözcüğünü kullanmayı deneyin. “ile” bağlaç olarak kullanılmışsa, yerine “ve” bağlacını rahatlıkla kullanabilirsiniz. Örnek :

Bu dergi ile şu kitabı çekmeceye koy.

Masalarla sandalyelere dokunmayın.

Annemle babam tatile gitti.

ü De (da) : Görev ve anlamları :

a) Cümleleri birbirine bağlamada kullanılır. Örnek :

Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi.

Buraya kadar gelmiş de bize uğramamış.

b) Eş görevli sözcükleri birbirine bağlamada kullanılır. Örnek :

Seni de onu da işe alıyoruz.

c) Bu bağlaç, bazı kullanımlarda cümleye, azarlama, korkutma, direnme, umutsuzluk, alaya alma ve küçümseme anlamları katar. Örnek :

Lafını bil de öyle konuş. (Azarlama)

Geleceği varsa göreceği de var. (Korkutma)

Adam gitmem de gitmem diye tutturdu. (Direnme)

Büyüyecek de adam olacak da bize bakacak. (Küçümseme, umutsuzluk)

Hava güzel olacak da pikniğe gideceğiz. (umutsuzluk)

d) Bazı kullanımlarda düşüncenin sürdüğünü gösterir. Örnek : Çantamı unutmuşum da...

e) Soru ekleriyle birlikte kullanıldığında, şaşkınlık bildirir, sözün anlamını güçlendirir. Örnek: O da mı gelecek?

f) İkileme kurarak sözün anlamını pekiştirir. Örnek : Ev de ev, görülmeye değer.

g) Bazı kullanımlarda koşul ilgisi kurar. Örnek : Dinledi de anladı.

h) İki yargıyı birbirine bağlarken, birinci yargıya olumsuzluk anlamı katar. Örnek: Anllatın da anlamadık mı?

ü Ki : İki cümleyi, koşul, sebep-sonuç, amaç-sonuç, zaman, açıklama, yorum, ilgilerinden biriyle bağlayan bu bağlacın özne görevindeki bir ad ya da zamiri vurgulaması da mümkündür. “ki” bağlacının bir eksiltili cümlenin sonunda yer almasına da sık rastlanır. Örnek : Okula erken git ki dersi kaçırmayasın! (Koşul)

Çalışmadı ki başarılı olsun. (Sebep-sonuç)

Buraya geldim ki seni göreyim. (Amaç-sonuç)

Eve geldim ki sular akmıyor. (Zaman)

Sonunda anlaşıldı ki beni arayan Ayşe’ymiş. (Açıklama)

O ki seni aramıyor, sen de onu arama artık. (Özne görevindeki zamiri vurgulama)

Öyle üzgünüm ki ...

ü Ve : Çok sık kullandığımız bir bağlaçtır. Girdiği cümleye, “her ikisi” anlamını katar. Yalnızca eş görevli sözcük öbeklerini değil, cümleleri de birbirine bağlayabilir. Örnek:

O ve ben, en kısa zamanda görmeye geleceğiz.

(Özne görevindeki zamirleri birbirine bağlamış)

Onu aradım ve eve davet ettim.

(İki cümleyi birbirine bağlayarak sıralı cümle kurmuş.)

Cümleye “her ikisi” anlamı katan öteki bağlaçlar şunlardır : Hem ... hem (de)..., gerek ... gerekse..., de... de... Örnek : Bu geziye hem seni hem de onu götüreceğiz.

Gerek ondan gerekse senden çok memnunum.

Senden de ondan da bir alacağımız kalmadı.

ü Veya : Cümleye “ikisinden biri” anlamı katar. Örnek :

Seni karşılamaya Semra veya Erkan gelecek.

(Özne görevindeki sözcükleri birbirine bağlamış.)

Cümleye ikisinden biri anlamı katan öteki bağlaçlar şunlardır : ya da, veyahut, ya ... ya(da) Örnek : Mehmet ya da (veyahut) Özgür’le sana haber gönderirim.

Gelecek yaz tatilimi ya deniz kıyısında ya da dağda geçireceğim.

ü Ne ... ne (de) : Biçimce olumlu anlamca olumsuz cümlelerde kullanılan bir bağlaçtır. Kullanıldığı cümlenin yükleminin olumlu olması gerekir. Örnek :

Ne öğretmenlerini ne de okulunu seviyor. (Okulunu da öğretmenlerini de sevmiyor)

Bu bağlacın, karşıt kavramların arasına girerek, cümleye “ikisinin arasında, yaklaşıklık” anlamını katması da mümkündür. Örnek: Bugün hava ne sıcak ne soğuk.

ü Halbuki-Dahası-Örneğin : Çelişik yargıları birbirlerine bağlarlar. Örnek :

Sınavı kazanamadı, halbuki çok çalışmıştı.

Beni aramadı, oysaki arayacağını sanmıştım.

Beni çok üzmüştün, öyleyken bile seni çok seviyordum.

Dahası, üstelik : İlk yargıyı, pekiştirme ilgisiyle birbirine bağlar. Örnek :

Evlendiği kız güzel, üstelik çok zengindi.

Evlendiği kız güzel, dahası çok zengindi.

Örneğin, Mesela, Sözgelimi : Bunları örnekleme bağlaçları olarak kabul etmek gerekir. Bir yargıdan sonra, o yargıyla ilgili örnek verilecekse kullanılır. Örnek : Sıfatlar varlıkları niteleyen ya da belirten sözcüklerdir. Örneğin (sözgelimi, mesela); “güzel” sözcüğü, “Güzel sözler söyleyerek beni kandıramazsın.” Cümlesinde bir addan önce gelerek niteleme görevi üstlendiği için sıfat olarak kullanılmıştır.

ü Çünkü-Ama :Bu bağlaç bir açıklama bağlacıdır. İki yargının arasına girerek söz konusu yargıları sebep-sonuç açıklamasıyla birbirine bağlar. Aynı görevle kullanılabilen öteki bağlaçlar şunlardır: Bu yüzden, bu nedenle, bu sebeple, bundan dolayı... Örnek:

Dün seni arayamadım; çünkü işim çoktu.

Dün işim çoktu; bu nedenle seni arayamadım.

Ama : Biri olumlu, diğeri olumsuz yargı bildiren iki cümleyi birbirine bağlar. Bu bağlaçla aynı görevde kullanılabilen öteki bağlaçlar şunlardır: Ancak, yalnız, fakat, lakin, zira...

Örnek : Çok ısrar ettim ama (fakat, ancak, lakin, zira) kararını değiştiremedim.

Bu bağlaçların iki sıfatın arasına girmesi ya da iki yargı arasında “koşul ilgisi” kurması a mümkündür. Örnek : Güneşli; fakat serin bir gün geçirdik bugün.

İstediğin yere gidebilirsin; ama saat ondan önce evde ol.

Yapıları Yönünden Bağlaçlar :

Basit Bağlaçlar : Bunları kök halindeki bağlaçlar olarak adlandırmak da mümkündür: ve, ile, dahi, ki, bile, çünkü... gibi.

Türemiş Bağlaçlar : Bir ya da birden çok yapım ekiyle, anlamca ilgili olduğu bir kökten türemiş bağlaçlardır: Üstelik, örneğin... gibi.

Birleşik Bağlaçlar : En az iki ayrı sözcüğün zamanla kaynaşıp birleşmesiyle oluşan bağlaçlardır: Öyleyse, veyahut... gibi.

Öbekleşmiş Bağlaçlar : Aynı yazılan en az iki sözcüğün (sözcük öbeğinin) oluşturduğu bağlaçlardır. Bunların çoğu, öteki bağlaçlardan farklı olarak tek başlarına da anlamlıdır: Yeter ki, demek ki, kaldı ki, varsayalım ki, tut ki, uzun sözün kısası, ne var ki... gibi.

Yinelemeli Bağlaçlar : Kimi bağlaçların aynı sözcüğün tekrarıyla oluştuğu görülür. Bu bağlaçlarda bağlanan sözcük veya söz öbeklerinden biri araya girer: Ne... ne(de)..., hem... hem(de)..., ya... ya(da) ... gibi.

Ünlemler :Ünlemler, insanlığın kullandığı en ilkel sözcüklerdir. Bunların da edat ve bağlaçlar gibi belli bir anlamları yoktur. Öyleyken, tek başlarına kullanıldıklarında bile cümle değeri taşırlar. Ama çoğunlukla, kendilerini açıklayan bir cümlenin başında ya da sonunda yer alarak söz konusu cümleye belli bir duygu anlamı katarlar.

Ünlem türündeki sözcüklerle, genellikle, belli durumlar karşısında gösterdiğimiz anlık tepkilerimizi dile getiririz : “Şaşırma, korkma, uyarı, sevinme, üzülme, istemeye istemeye kabul etme, bıkkınlık, rahatlama, isteklendirme, aşırı beğenme, aşırı beğenmeme, onaylama, sesleniş, ayıplama, alay, küçümseme, özlem, anımsama, acıma, yakınma” yalnızca ünlem kullanarak dile getirebileceğimiz anlamların bazılarıdır.

Ünlemleri ses ve sözcük halinde olmak üzere iki grupta inceleyebiliriz :

Ses halinde olan ünlemler : Ses halinde olan ünlemlerin başlıcaları şunlardır : A!(aaa!), e!(ee!), O! (Ooo!), Of!(Off...!), Uf!, Ah!, Ha!, Hay!, Tu!, Tü!, Eh!, Ay!, Ya!, Oh!, Tüh!, Üf!...

Örnek : O! Nereye böyle? (şaşma, şakınlık)

Ooo! Hoş geldin Ayşeciğim. (Beklenmezlikle birlikte sevinme)

Vah zavallı adam!... (Acıma)

Haa..! Unutmuşum yahu! (Hatırlama)

Ah, şu insanlık! (Kızma, hoş görmeyiş)

Eh, hayırlısı neyse o olsun! (Kabullenme)

Eee..., Fazla uzun ettin! (Bıkkınlık)

Sözcük halinde olan ünlemler : Sözcük halinde olan ünlemlerin başlıcaları şunlardır : Aman!, Aman tanrım!, Eyvah!, Haydi!, Bravo!, Yazık!, Sakın!, Yaşa!, Allah!, Yarabbi!, Hoppala!, Hop!, Yuh!... Örnek : Eyvah, cüzdanım yok! (şaşkınlık, korku)

Aman, bırak gitsin! (Bıkkınlık, usanç)

Bravo! Bravo! Büyük başarı. (Takdir etme, övme)

Hoppala, bir de bu çıktı. (Beklenmezlik)

Sakın o odanın kapısını açmayın! (Uyarı)

Yazık pek de gençmiş! (Üzüntü)

Tanrım, bana yardım et! (Yakarış)
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Kayıtlı

Ekol Hoca
Etiket: Zarf  edat  bağlaç  ünlem 
   
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!

SNSD The Boys almanca-ingilizceİngilizce Türkçe Çeviri Karamanorganizesanayi
Ekol Hoca Konu Anlatımları ,Ekol Hoca Matematik,Ekol Hoca Coğrafya,Ekol Hoca Türkçe,Ekol Hoca Geometri, Ekol Hoca Biyolohi,Ekol Hoca İngilizce, Ekol Hoca Testler,Ekol Hoca Soru çöz,Ekol Hoca Çıkmış Sorular,Ekol Hoca Biyoloji,Ekol Hoca Almanca,Ekol Hoca Dilbilgisi, Muhammet Çoruh Konu Anlatımları, Detay Hoca Konu Anlatımları, Ztv Konu Anlatımları,Öss Konu Anlatımları,Kpss Konu Anlatımları,Sbs Konu Anlatımları,Lgs Konu Anlatımları,Lys Konu Anlatımları,Ales Konu Anlatımları,Geometri Konu Anlatımları,Türkçe Konu Anlatımları,Fizik Konu Anlatımları,Lgs Soruları,Sbs Soruları,Testler,Tükçe, Fransızca,İspanyolca,İtalyanca,Arapça,Lgs ,Lys,Çıkmış Sorular,2010,2011 Sınav Tarihleri